12 Eylül 2016 Pazartesi

Çok yorgunum.

Gözlerimi açamayacak kadar uykum var.
Ama beynimin içinde kırk tilki dolaşıp birbirinin kuyruğunu kovalar gibi.
Herkes şu an hiçbir derdi tasası yokmuş gibi derin uykuda mı?
Ben uyuyamıyorum.
Oysa bedenen çok yoruldum bugün, ruhen nasılım dinlememek için.
Hiç yalnız kalmadım, çok güldüm, çok söyledim.
Çok yemek yedim, çok çay kahve içtim, şimdi de süt içiyorum sızmak için.
Bana vahşi ya da yabani diyenler var, öyleyim sanki gerçekten de.
Mesela bayramları da hiç sevmem.
Çoğu zaman insanları da.
Şımarık ve kibirli insanları özellikle. Onlar da beni sevmiyor zaten.
Kabuğumdan çıkmam kolay kolay bu yüzden.
Sabırlıyım ama haksızlığa sürekli uğradığımda beni ben bile tanıyamıyorum..
Kalp kırmak kırılmaktan daha zoruma gidiyor benim. Ama ben kaldırabiliyorsam o da kaldırabilir değil mi? Hak ettikleri gibi davranmak lazım bazen de kıyamamayı bırakıp.
Daha duyarsız daha gelişigüzel daha tepkisiz ve anlamsız yaşamalıyım belki de.
Yanıma yaklaşmak çok zor, sıcakkanlı değilim, zor alışıyorum.Zor vazgeçiyorum bu yüzden de.
Kimse mükemmel değil ben de değilim.
Öyle bir iddiam da yok. Beklentim de yok, insanlar kusurlu varlıklar. Zaafları, bam telleri var.
İçimde biriktiriyorum bir çok şeyi bir gün patlayacağını bilerek.
Evimde gönderilmemiş mektuplar biriktiriyorum zamanları geçiyor.
Dilimde söylenmemiş sözler.
Göndermeye geç kalınmış mektuplarda bir kısmı.
Kötü sözlerin hepsi tüketildi daha kötüsü yok..olmasın da. İçinden bir tek cümle olur da çarpıp kırar diye saklıyorum onları..Bazen gönderip pişman oluyorum bazen göndermekte geç kaldığım için özetle. Yazarken benim nasıl kırıldığımınsa hiçbir önemi yok.
Düşünüyorum onca yazıp çizdiğimi, nasıl manasız geliyo bir an..başka bir dilde gibi..ben bile bazen kendimi anlayamazken başkaları nasıl doğru anlasın ki?
 Bir mektubumda demişim ki:
İnsanların içinde bi gizli bölme var, orada sen, hiç sen olmayan bi biçimde duruyosun yani sana gösterdikleri gerçek yüzleri değil aslında, ve seni en çok sevdiğini sandığın kişi bile en ufak hatanda çekmesini açıp bunu gösteriyo acımasızca.. çok ağır bu:( Ve ne yaparsan yap, sen O olmadığını ne kadar iyi bilirsen bil, hatta karşındaki de aslında bilse bile, kimbilir kafasında ne etkenlerle bunu asla kabul ettiremezsin.Edemezsin de bunu.
O neye inanırsa, Mevlana nın dediği gibi, neyi arıyosa, O sun sen!
O yüzden ben, bu çabaya bir kere daha girmeyeceğim..
(Hataları boşver, dert olur unutamazsan eğer..)
Bazen çap sorunu yaşadığımı geç de olsa hissediyorum, görüyorum.
Bir şeyin çapının değişemeyeceğini bile bile zorluyorum.
Çekiyorum, eğiyorum, büküyorum, sadece o anlık istediğim şekli alıyor,
bıraktığım an ise gerçek haline dönüyor..Çapsız haline:=)

Hey çap; Artık "ben" çapımı biliyorum..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

YORUM ONAYI AÇIKTIR
Yani; saygı sınırını aşmadığınız sürece tüm yorumlarınız yayınlanacaktır, teşekkür ediyorum şimdiden..

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...