“Kendimi haklı görüyor değilim; ama kendimi savunuyor da değilim –hele yargılamayı hiç beceremiyorum, kendimi de dünyayı da…–Dünya ne ise oydu; ben de ne isem o oldum –uyuşamadık.
Hepsi bu”
Sana büyük bir sır söyleyeceğim
Zaman sensin
Zaman kadındır ister ki hep okşansın
Diz çökülsün hep
Dökülmesi gereken bir giysi gibi ayaklarına.
Bir taranmış
Bir upuzun saç gibi zaman
Soluğun buğulandırıp sildiğin ayna gibi.
Zaman sensin, uyuyan sen
Şafakta ben uykusuz seni beklerken
Sensin gırtlağıma dalan, bir bıçak gibi...
Ah bu söyleyemediğim işkencesi hiç geçmeyen zamanın
Bu mavi çanaklarda kan gibi
Durdurulmuş zamanın işkencesi
Ah bu daha beter işkence hiç mi hiç giderilmemiş istekten
Bu göz susuzluğundan sen yürürken odada
Bense bilirim büyüyü bozmamak gerektiğini
Daha beter seni kaçak
Seni yabancı bilmekten
Aklın ayrı bir yerde gönlün ayrı bir yüzyılda kalmaktan
Tanrım ne ağırdır sözcükler
Asıl demek istediğim bu.
Hazzın ötesinde sevgim
Hiç bir zararın erişemeyeceği yerde bugün
Sevgim
Sen ki benim saat-şakağımda vurursun
Boğulurum soluk alıp vermesen
Tenimde bir duraksar ve yerleşir adımın.
......
Sana büyük bir sır söyleyeceğim
Korkuyorum senden
Korkuyorum yanın sıra gidenden pencerelere doğru akşam üzeri
El kol oynatışından söylenmeyen sözlerden
Korkuyorum hızlı ve yavaş zamandan
Korkuyorum senden.
Sana büyük bir sır söyleyeceğim
Kapat kapıları
Ölmek daha kolaydır sevmekten
Bundandır işte benim yaşamaya katlanmam
Sevgilim.
| |
Aragon | |
Umudum benim,Kadınım !
Çayı en güzel sen demlersin...
Bulutlar geçiyor haberlerle yüklü ağır
Buruşuyor hala gelmeyen mektubun avucumda
Yürek kirpiklerin ucunda
Benim bağırasım gelir
Piraye piraye piraye diye..
Bir sure sonraBir eli tutmakla bir ruhu zincirlemek arasindaki ince farki ogrenirsin..Ve askin yaslanmak,birlikte olmanin da guvende olmak anlamina gelmedigini ogrenirsin..Ve öpücüklerin sözlesme,ve hediyelerin de vaad olmadigini ogrenmeye baslarsin..Ve yenilgileri,basin dik ve gozlerin acik karsilamaya baslarsin..Bir cocugun uzuntusuyle degil,bir yetiskinin zerafeti ile ve herseyi bugunu dusunerek yapmayi da ogrenirsin..Cunku yarin ile ilgili hersey belirsizdir..Bir sure sonraGunes isiginin yakici oldugunu ogrenirsin,Eger fazla maruz kalirsan..Bu yuzden;Baska birisinin sana cicek getirmesini beklemedenKendi bahceni yarat ve kendi ruhunu kendin susle..Ve goreceksin ki dayaniklisin..Ve kuvvetlisin..Ve degerlisin...
Veronica A Shoffstall
Bu şiirin verdiği bütün gücü,bu şarkı alıp gitti ellerimden bugün...
Bu hiddet benim!
Kimse sahiplenmesin!
Bütün suçlar "yine" benim!
Kimse, nezaketini araya verip, suçtan pay çıkarmasın kendine!
Nesnelerinizin, kelimelerinizin, zamanınızın, sevginizin ziyanlığına yanmayın!
Hasarı tespit edin yeter!
Bedelini, fazlasına canımı ekleyip ödeyeceğim!
Sıyrılıp çekilirken aranızdan, "üstüm kalsın" diyebileceğim!
Meğer siz, nasıl da yetermişsiniz size! Bilemedim...
Sağ olun, sizi sevmeme izin verdiğiniz için ve beni sevdiğiniz için...
Üstüm kalsın!
İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım
Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
Bebe dişlerinden güneşlerden yanan otlarından
Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
Şu aranıp duran korkak ellerimi tut
Bu evleri atla bu evleri de bunları da
Göğe bakalım
Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım
İnecek var deriz ,otobüs durur ineriz
Bu karanlık böyle iyi aferin Tanrıya
Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum
Hırsızlar polisler açlar toklar uyusun
Herkes uyusun
Bir seni uyutmam ,bir de ben uyumam
Herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım
Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda
Beni bırak, göğe bakalım
Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
Tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum
Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi, ağaçlar gibi..
Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
Seni aldım bu sunturlu yere getirdim
Sayısız penceren vardı bir bir kapattım
Bana dönesin diye bir bir kapattım
Şimdi otobüs gelir biner gideriz
Dönmeyeceğimiz bir yer beğen,
başka türlüsü güç
Bir ellerin bir ellerim yeter belleyelim yetsin..
Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
Durma kendini hatırlat,
Durma göğe bakalım...
Gidenler bizden hep bir parça götürürler
O parçanın yerinde de derin izler kalır
Herkesin bir yara izi vardır
İnsanlardan gizlemeye çalıştığı saklamak için çok uğraştığı bir yara izi..
Herkesin bir yara izi vardır
Kimseye dokundurtmayacak kadar güzel olan
Baktıkça nefes alabiliyor olmanın
kıymetini anlamanı sağlayacak bir yara izi..
Bu izlerle yaşamaya alışırsın
Bir sabah belki gün doğarken baktığında dışarı,
yaşamayı yeniden sevebilirsin..
Ve bir gün elbet birileri o yara izlerine dokunur
Acın da biraz olsun hafiflemeye başlar...