blogger etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
blogger etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Nisan 2015 Çarşamba

Dönüş..

Yeniden yazmaya başlama isteği varken içimde, eskisi gibi sürer mi yazarmıyım,
 yine üşenip kendime mi saklarım kelimelerimi bilmem ama çok dolmuş hissediyorum kendimi,
ve enerjimi dikkatimi farklı yönlere  kanalize etmem gerekiyor.
Nedenlerini açıklamam çok zor ama herkesin zaman zaman böyle dönemler geçirdiğini biliyorum.

Dönmek istiyorum ama, yerini yadırgayan prenses edasıyla yatak altındaki nohutlara taktım:p
eskiden tema ve şablon konusunda herkese yardım eden , header konusunda rakip tanımayan ben şimdi sudan çıkmış balık gibi oldum bir anda :)
Bu yüzden aratıp taratıp bilgi bulmak istemiyorum,daha doğrusu istiyorum baktım yardımcı olabilecek postlar eski, blogger değişmiş, değişiklik yaparsam bu formu kaybetmekten korkuyorum bu beni soğutabilir iyice:/ ama neler eksik ne olsa iyi olur ya da olmazsa olmaz önerilerinizi bekliyorum. Özellikle kimi facebook yorum, kimi google+ yorum eklentisi kullanıyor ama ben bloggerı seviyorum hepsini kullanamazmıyım askdflglh
  1. Smiley eklenmiyor mu hala burda postlara eskiden bir yolu vardı?
  2. Tema değşince sağ taraftaki zamazingoları koruyabilir miyim gerçekten bazıları html çünkü.
  3. Font değiştirmeyle ilgili bi kedicim vardı mail atmıştı bana hala o kurallar geçerli mi?
  4. Bloğum ağır açılsın istemiyorum sadece işe yarar, göze hoş görünen eklentiler neler yuvarlak yorum şeyleri var gördüm nasıl oluyo da oluyo!?
  5. Profilimi google+ ya bağlamak zorunda mıyım, e benim gmailim bloğuma özel ama ya öyle olmasaydı? Ben tıklayınca yoruma blogunuza gitmek istiyorum google+ ya gidiyo bunu sevmedim :(
Bu anlattığım biçimde yazıp aratıyorum da sanmayın yalnız:p
Şimdi geldik benim 10 yıllık çekilmez yanlarımaa:
Yorum alanlarınızda hala robot olmadığınızı gösterinler varsa yorum yazmaya üşenirim.
Haddini aşan canımı sıkan yorumları yayınlamam cevap istiyorsanız mail bırakmalısınız.
Ziyaret ettiğim blogda girer girmez sağdan soldan sosyal ikonlar ve reklamlar elime dolaşıyosa anında çıkıyorum .Sayfa zor açılıyo zaten.
Ve hala girdiğim an müzik çalan blog kalmışsa ordan da yangından kaçarcasına kaçıyorum.
Çekilişlere hala katılmıyorum, almiyim teşekkür ederim.
Çekiliş yapmam ama hediye etmek istediğim değerli bir şey olursa bir gün, bunu yalnızca o posta yorum bırakan,istediğini söyleyen birine veririm çekilişle hepsi bu, binbir takla istenmesini ve takip edilmek için kullanılmasını hoş bulmuyorum üzerine sayfanda paylaş nedir -.- zaten herkes uyanmış çekiliş için ayrı bloğu var oh olsun ahah;)
Çekiliş ve moda bloglarını takip etmiyorum, özellikle yoruma gelip çekiliş var ya da beni takibe al
türü yaklaşımları samimi bulmuyorum, yapmayın lütfen. Ne yazdığımı bile okumadan konuya dair tek yaklaşımız olmadan (ki bazen çok ciddi güncel olaylara dair postlarıma da rast geldi bu)  duyarsızca kopyala yapıştır mesajınızı bırakıp terkettiğiniz blogumu takibe almanız bir anlam ifade etmiyor benim için, bilirim bir daha uğramayacağınızı, bu yüzden takipçi sayısı da bana hiçbirşey ifade etmiyor bilen bilir.
Zaten yorum yazan tüm arkadaşları iade-i ziyaret yapıyorum seve seve, merakla, ama beni izlemeyen ya da hiç tanımadığım bir bloggera yorum yaparken böyle bir beklentim olup bana da beklerim tatlım demedim bunca yıldır:)

İlk yazmaya başladığı günden beri istikrarla bir yol çizen ve aynı hevesle tarzını hiç bozmadan devam eden arkadaşlar gördüğüm gibi, tamamen değişip yoldan çıkan :p "aman canım nolacak" modunda samimiyetini takipçi sayısı veya ufak menfaatler uğruna günbegün kaybedenler de gördük topluca.
Ama hiçbirine takılıp sinirlenmeyeceğim burda da stres yapacak bişey bulmak istemiyorum artık,
 ama naparsın ruhum isyankar demek:p

Arya gitmiş, Lolla blogunu unutmuş, Kuulumsu kul olmuş aşık olunca :)) Mia'm dalmış gitmiş,
La Fanino yazmasa da en sıkı takipçim canımm:*
Ayçamı döndürüyorum yalnız bırakamaz umarım beni:'o olmazsa olmazım her yerde!
Ama bu arada döner dönmez ilk işim Deeptone ve Muzurellaya gitmek oluyo her daim, sayelerinde  yeni bloglar keşfetmeye başladım bu çok hoşuma gitti, artık blog tutmak tumblr ve ingt. tembelliği sonucu kangren olmuş durumda asla aynı havaya sahip olmadıkları halde ve bu delice takipçi hevesi.
İnanın nitelik önemlidir arkadaşlar ,nicelik değil bi tıkla üye olup bir daha uğramadıklarını biliyosunuz, aslolan hep aynı kopmayan muhabbettir bizim gibi:)
Ekleme:  An itibarıyla tüm izlediğim blogları tek tek ziyaret ettim, hepsine yorum yazmadım tabii ki:p ama bir çoğu yazmayı bırakmış, bazıları tümden kapatmış takibi bıraktım:( 

26 Mayıs 2012 Cumartesi

Ne yapsam da okunsam?

Bu gece yolum hiç görmediim bir bloğa düştü,ve yine bir isyanla karşılaştım. Bu uslup beni çok irite ediyo aslında biliyosunuz.Ama zaman zaman yapıyoruz ister istemez.Kimse kimseyi okumak,takip etmek,yorum yazmak zorunda değil burda sitem etmeye hakkınız yok,peki neden yorum yapıyoruz ya da ne zaman?
Okuduğumuz hakkında bir fikrimiz varsa
Okuduğumuzu belirtmek amaçlı
Yazarı ve yazılanı içten buluyorsak özellikle di mi?
Neden ne zaman takibe alıyoruz?
Bu kişiden kişiye değişir bu konuda da isyanlar görüyorum hiç girmicem bu konuya ama,
kendinizden bişeyler buluyosanız ya da sizden çok farklıysa merakınızı uyandıruyorsa,kendini methetmekten bir hal olmuyorsa, okurlarına seslenen gazeteci ya da satıcı ağzıyla yazmıyorsa,uyanık ceo taktiklerini her yazısında serpiştirmiyorsa (eski on tane yazısına link atmak, her yazıda izleyiciye soru sormak vs vs)
yazım tarzını dilini seviyorsanız diye sıralarım gider uzun uzun..
Neyse okunmak ve ziyaretçi sayısını arttırmak için türlü yollara başvurduğunu ama başaramadığını anlatıp isyan ediyordu özetle link özellikle vermiyorum burda kişi değil düşünceye odaklandım ben direk çünkü^^

Bir kere bloga girer girmez başlayan müzik yüksek sesiyle boğuştum kapamak ne mümkün bilgisayarımın sesini kapamak zorunda kaldım acilen:(
Ve yorum yazarken kelime doğrulama vardı bunu nerde görsem uyarırım mutlaka.Okuyucuyu zorlayıcı en ufak bir detay olmamalı kolayca ulaşıp okuyup yorum yazabilmeliler.
Bunlar ziyaretçiyi kaçıran en önemli 2 detay bana göre ilk etapta 3.sü ise tasarıma gösterilen özen ve arşivin yeri.Bunları zaten blogger etiketi taşıyan yazılarımda paylaştım hatta konuk yazar olarak ta:))
 Ve arkadaşa yorum yazıp yazmamak konusunda çok gidip geldim,iyi niyetle de yazsanız bazen öyle bir hışımla geri dönüş oluyor ki bin pişman oluyosunuz oysa halka açık ve yorum beklenen bir yerdesiniz ve okuyanın negatifte olsa düşündüğünü yazma hakkı var çirkenleşmeden ve hakaret etmeden elbette.
Hadi biz kimseyi demoralize etmeyelim diyoruz ve bizi de etmeleri hoş olmasa gerek..
Neyse anonim mi yazsam acaba dedim bir an ama bu sefer de arkadaş yorumumdan memnun olur da bişey sormak isterse ya da örnek görmek isterse ona haksızlık olacaktı.Zaten 1 sn sürdü bu düşünce tabisi:D
Yazdıklarımın arkasında olduğuma göre? Aslında onun neler yazdığını benim paragraflarımdan anlayacaksınız:

"İzleyici sayısının hiçbir önemi yoktur diyenlerdenim ve sözümün arkasındayım.Çünkü çoğu sadece sen de onları izle diye gelip takibe alır ve bir daha uğramazlar.Yani benim şişirme izleyici dediğim türdendir.
Sürekli iletişimde olduklarınsa,senin tarzına sana yakın olanlardır,bir elin parmakları kadardır,hani şu körler sağırlar dediklerin yani.Onlar blogdaştır,dosttur,candır.Olmadığında nerdesin derler içinde fırtınalar kopuyosa ilk onlar anlar paylaştığın bi satırdan..Gerçek anlamda izlerler seni.
Böyle bi sözü düşünmemelisin bile sürekli birbirini okuyup yorum yazan destekleyen insanlar onlar ve senin de hayalin bu?Ama bi bak ne kadar zamandır yazıyo ve birbirini izliyolar? ve yorum sayısı da ölçü değildir az evvel baktım benim yarım kadar takipçisi olmayan çok sevdiğim bi dostuma benden kat kat fazla yorum geliyor çünkü o benden daha çok zaman ayırıyo yorum yazmaya ve diğer blogları okumaya..ve kendisine gelen yorumlara da asla ters cevap vermemiştir.Sevgiyle,içten ve bişey beklemeden,karşılıksız.
İnan bana karşılık beklemeden verdiğin her şey bir gün sana geri döner.
Ben de bu yorumumu bloguma yazmak istiyorum şu an işte yazmak böyle bişey:))
içinden ne zaman ne gelirse:D

Henüz 3 ay olmuş,sadece 37 yazın var,(ben 74 tane yazmışım) yazdıklarının içeriği için bişey demiyorum benim özel alanım dediğin için..ilginç,ilgi çekici olmaya çalıştığın için kendin olmayı unutuyor olmayasın?Okunsun diye içinden geleni yazmıyo olabilirmisin?
Teknik konular da var,tasarımda fazlalıklar var kodlar açılmayı geciktirir,otomatik müzik her zaman okuru kaçırır ve sen daha çömezken , "yeni bloggerlara öneriler" gibi iddialı bi etiket kullanmamalı sen yeni bloggerlara önerilerde bulunan blogları iyice okumalısın.
Son olarak gerçekten yapman gereken içtenlikle ve nitelikli paylaşımlarda bulunman,yorum yazarken de başka bloglara bu geçerli.Bana da beklerim tarzı yorum yazanlardanmısın bilmiyorum ama konuyla direk alakalı yerinde yorum yapmalısın.
Bu yorumu aslında yazsam mı yazmasam mı çok düşündüm beni üzecek polemik yaratacak durumlar olmasını istemem asla.Ama yardımcı da olmak istedim.O zaman adsız mı yazmalıyım? peki o zaman sen bana ihtiyacın varsa ulaşamazdın,bu yüzden imzamı da atıyorum:)
sevgiler^^

14 Nisan 2012 Cumartesi

Konuk yazar ipekböceği~


İnternet günlüğü, yani blog yazmak internetin evlerimize girmesiyle hayatımızda yer bulmuş bir alışkanlık bazılarımız için. Benim gibi sürekli okuyan, sevdiği yazıları,öyküleri, şiirleri gözünün önünde tutmak isteyenler ya da günlük hayatını yazma ihtiyacı duyanlar, hobileri, el becerileri, ilgi duyduğu şeyleri, hayata dair görüşlerini özetle tercihi her yönde herşeyi paylaşabileceğimiz alanlar sunulmasıyla bunu ücretli ya da ücretsiz halde gerçekleştirme şansı buldu pek çok insan......
Başarılı olanlar, olamayanlar, keşke yazmasa dedirtenler olmakla birlikte bir süre moda diye başlayıp hevesini alıp bırakanlar ya da herhangi bir sebeple blogunu bırakanlar çok olmuştur. Deşifre olmuş olmak, sesini duyurmak istediği insanla ayrılan yollar gibi..herkesin yazmak için ve yazmayı bırakmak için kendi adına geçerli bir sebebi vardır..
Benim keşfetmem aşama aşama oldu diyebilirim, uzun süredir yazanların çoğu geçmiştir bu aşamaları sanıyorum.Okulda kompozisyonlarınız elden ele dolaşır,edebiyat dersini çok seversiniz ve küçüklüğünüzden beri bişeyler yazdığınız defterlerinizle doludur kitaplığınız:) ve bunu zamanla sanal ortama taşırsınız.
Mesela önce msn adreslerimize bağlı space denen alanlar verildi ve birkaç msn adresi alıp mesela birinde sevdiğimiz şiirleri, öyküleri ve şarkıları tuttuk, diğerinde özel fotoğraflarımızı hayatımıza ait anılarımızı yazdık.Bizim kilitli pembe günlüklerimiz dijital ortama taşınmış oldu böylece bir nevi.
Tabii kilitli olup olmaması bizim elimizdeydi, sadece bize veya arkadaşlarımıza ya da herkese açık yapabildik bunları. Sonra bir dönem deli gibi moda olan msn hackleme ve patlatma olaylarından ve bazı düzensizliklerinden ötürü space larımızı bırakıp ücretsiz blog servislerine taşındık :)
İlk benim bildiğim ve kullanmaya başladığım blogcuydu ve işin içinden çıkılmaz kullanımı zor halleri herkesi bloggera yönlendirdi zamanla. Önce blogger yalnızca ingilizceydi ve bu da yoğunluğun az olmasına sebebiyet veriyordu aslında en güzel zamanlarımızdı mı demeliyim acaba diye düşündüm şu an:)
Sonra türkçeleşip bir de gmail desteğiyle güçlenince deyim yerindeyse sırtını sağlama aldı ve daha da popüler oldu,e sürekli kendini geliştirmesiyle büyük aşama kaydetti diyebilirim rahatlıkla. Sonuç olarak benim açıp kapadığım bloglarla birlikte yazma maceram 8-9 yılı bulmuştur.
Her aşamasında kullandığım için blogspot u birkaç örnek verebilirim meselaa; şablonlar hazır az miktarda tema veya html kodunda olabiliyordu sadece ve o zaman direk html den girmeniz gerekiyordu mesela sidebara konacak resim,izlediğiniz bloglar, blograzzi vb eklentileri yerleştirebilmek için.
Ve her tema değişiminizde bunları yedeklemeniz ve yeniden eklemeniz gerekirdi.
Resimler ototmatik küçülmezdi mesela çok büyük eklerseniz şablon kayar giderdi vs.Zamanla bunlara tek tek çözümler eklendi.En güzeli kişiselleştirebilmeniz için harika bir şablon tasarım bölümü var hiç bu işlerden anlamayan biri bile font rengi,büyüklüğü vs dahil dilediği gibi kendine özel bir hale getirebiliyor blogunu.
Bir blogun kişiye özel olması ilk girişte çok önemlidir. Tasarımı ve düzenine özen gösterilmeyen bir blogu okumak istemezsiniz muhtemelen,okuyup anlamaktaki güçlükleri bir yana ziyaretçisine de önem vermiyor izlenimi bırakır özellikle kaçırtacak durumlar mevzubahisse.

Ahkam kesmek kimsenin harcı değil bu işin bir okulu yok olamaz da çünkü doğaçlama bişeydir yazmak,profesyonel olanlar zaten blogger sınıfına girmez bana göre ve bir bloga ihtiyaçları olmaz genelde.
Olsa da ücretli web alanları tercih eder hem reklamlarını yapar hem kısaca daha büyük kitleye hitap edebilirler, ama bloggerlar arası sıcaklık ve örülen ağ sebebiyle önce blog açıp sonra siteye çevirenler de oldukça fazladır.
Herkesin birbirine köstek değil destek olmasını, en azından bu kişiye özel alanlarda saygı duymasını savunurum her daim.

Diğer yandan blogunuzu kişiye özel yapmaya ve bişeyleri değiştirmeye çalıştığınız zaman mevcut uygulamalar yeterli olmayabilir. Bu durumda çoğumuz google a başvurur bu amaçla açılmış blog ve forumları ziyaret ederiz.
Hiçbir karşılık beklemeden her türlü sorunuza cevap veren, ihtiyacınız olduğunda yardımını esirgemeyen hatta sadece aradığınız detayları içeren bloglar var. Bir nevi başucu kitabımız olurlar blogger dünyasında.
Ve bir sorununuz olduğunda karşılaştığınız bu blogların bir kısmı orda yazanları yapsanız da eğer sizde sonuç vermemişse, yorum yazarsınız ama hiçbir sorunuza cevap vermez:(
Ama bazıları içtenlikle ,mümkün olduğunca bekletmeden sorunlarınıza çözüm bulmanıza kafa yorar ,yardımını esirgemez işte böyle güzel bir blog, eski ve yeni bloggerlar 1-2 ve diğer yazılarımı da görüp bana anlattığım konularda yazdığım yazıları derlememi veya yeniden yazmamı , "konuk yazar" uygulamasına katmamı teklif etti.
http://www.bloggermodifiye.com
, zaman zaman mutlaka yolum düşerdi,başucu kaynağı dediğim değerli bir site, mutlaka ziyaret etmelisiniz:) Blogunuzla ilgili pek çok soruya cevap bulabilirsiniz. Çok teşekkür ediyorum yeniden:)

Buraya kadar olan kısma yorum alabilirim:))
Ama elbette bölümler halinde devamı var
DEVAMI MI?
Bakın burda ve burda :))

9 Nisan 2012 Pazartesi

Bana Destek Olunsanıza!!



Bir de bu moda çıktı, yetmiyo sağdan soldan fırlayan reklamlarınız, daha emeklemeden yürümeye çalışmanız,blogunuzu para kaynağına çevirme halleriniz, her açtığım blogda "bana destek olun" ?!
Tesadüfen girdiğim kaç blogda gördüm bunu bilemezsiniz.Bugün yine görünce açtım ağzımı, ha okuyan alınan olsun olmasın umurumda değil benim fikirlerim benim tarzım benim çizgim, sonuç olarak burası benim çöplüğüm! Ona tepki verme buna bulaşma çamur üstüne sıçrar iz bırakır derken tepkisiz sessiz bi toplum olduk sürüye dahil olmak zorunda değiliz en azından bazı konularda renginiz belli olsun ebruli olmayın.
Destek.. ne için,neden? sen topluma ne veriyosun?
Burda ortaya çıkarttığınız şey sonuçta sizin kendiniz için yaptığınız bişey öncelikle,yazmak..iç dökmek..
yok başkalarına yardım ediyorum ben bu blogda, yok kendim için bişey istiyosam namerdim havalarında illa benim adımı twitterda yazın, yetmez face te izleyin,takibe alın dört bi yandan yoksa yazmaya devam edemem geniş kitlelere ulaşmalıyım tehdidi ve mantığı nedir biri bana açıklasın?
Bunun için hatta hediyeler veren bloglara hiçbişey demek bile istemiyorum polemik başlatmamak açısından. Hoş başlayamaz bu benim fikrim. Sabit. İlk yazımda var bu konu nerdeyse buyrun kanıt.
Yardım kuruluşu ya da sosyal vakıfmısınız logonuz var herkes bloguna koyucak allahaşkına?
Bu ara bir de çay bahçesi tadında uyanık bloggerlar türedi, falancalar klübü,yok topuklu giyenler buraya,yok babeteliler şuraya,bekarlar oraya, nedir bu toplaşma merakı canım?
ha bir de  sadece face te sayfa açtık "sizi tanıtıcaz" aman yarabbim bu sihirli sözcük mubarek sizden az izleyeni çevresi var tanıtmasa ne tanıtsa ne? aynı hızla dolu blog tanıtılıcak kaynayıp gidiceksiniz.
Siz kendinizi kendiniz tanıtın, içtenliğinizle, fkirlerinizle, kendiniz olarak yazın.. 
Diğer yazanları okuyun kendinize yakın hissettiklerinizden bir çevre gelişmeye başlar zamanla. Sabredin.
Zaten yeri geldikçe güven duyduğumz sevdiğmiz blogger arkadaşlarımıza destek oluyoruz bahsediyoruz tavsiye ediyoruz:) yardımlaşıyoruz..seve seve, ama kimse kimseden istemeden beklemeden.
size gelin toplaşalım,ya da tanıtıcam blogunu türü bişey söylüyosa karşılık isteyecektir emin olun. Lakin birini ikisini değil kaç tanesini gördüm bu biçimde. Sosyalleşmek bir oluşuma dahil olmak demek değildir illa.Gerçekten başarılı, sizi izlemese de izleyip severek okudugunuz bloglar böyle bişeye ihtiyaç duymuyorlar unutmayın ki.Sonra o kasıntı ondan gibi komik bi açıklama yaptıklarında kanmayın:p
Bu samimiyetsizliğe gaflete düşüp destek veren reklam yapanlara da ayrı Allah zihin açıklığı versin evladım demek geliyo içimden ne yalan söyliyim.
Sosyal medya  kullanmaya mecbur kalıyoruz ,sadece blog yeter ama "benim blogum yok face sayfan veya twitter yok mu ordan izleyelim" dendiği için açmak zorunda kaldık ama zamanla blogla aynı anda değil, Bunlar seçenekler halinde sidebarda sunulur. Birinden birini veya birkaçını kullanmak isteyen dilediğini seçsin diye. Aman ama sen benim face imi beğenmedin,twittera eklemedin muhabbeti getireceği bile aklıma düşmezken benim, bu delice rakam hırsı nedir nereye kadardır merak içindeyim.
Hiçbir niteliği ve yazım başarısı olmayan,sahte ilgi alakayla blog blog gezen ama kendi blogu niteliksiz bloggerların #takipedenitakipederim mantığı içinde yüzlerce "göstermelik" takipçisi olmasını inanın kimse yutmuyor:)

Bi blog gördüm atarlandım yine. Saçmalamayın dilenciye dönüşmeyin gözümüzde rica edicem.
Sosyal medya birer seçenekten ibarettir. İzlemeye zorlayıp şişirme yada niteliksiz takipçi sayıları kimseye de bişley ifade etmesin. Bunaltmayın.Aptal değiliz.Dokuz köyden kovulsak ta bu böyle.
Koyun hiç değiliz. Olmayın daha doğrusu. Büyük bir sürü haline gelmiş insanlar gözüme batmıyo değil hani.
İştahımız kabarıyo evet:p
Unutmayın insanlar koyunları yerler :))

27 Ocak 2012 Cuma

Önyargıyı yıkmak atomu parçalamaktan zormuş..

 Son zamanlarda zamanı bol buldum blog blog dolaşıyorum, sıkıntılı zamanlar yaşıyorum ve okumak beni yazmak kadar rahatlatıyo.
Genelde yorum yazmak ben burdayım demek gibi bi amacım yoktur bilen bilir, ama kendime yakın samimi olduğuna inandığım blogların kaçırdığım yazılarını da okuyorum (bunu da bilirler). Zaten blogroll umda olan blogların güncellemelerine mutlaka her gün bakıyorum düzenli.Beni izlesin izlemesin yorum yazsın yazmasın, severek okuduklarım var,benim tek kelime yazmadan ziyaret edenlerim olduğu gibi:)
Yeni keşfettiğim yada kısayollarıma eklediklerime de gidince asla bir tek yazısını okuyup önyargıyla yorum yazmam bu arada yeri gelmişken not edeyim bunu. Ama kale almaz gibi okuyup okuyup çıkmakta olmaz sürekli arada ses vermek gerek, okuyorum seni diye(ki blog sahibi motive olsun ya da varsa başka bakış açıcı ordan da baksın olaya,maksat düşünce çeşitliliği ). Bence de bunu kaldıramayacaksanız yazmamalı ya da yoruma kapamalısınız o yazınızı.Herkes beni haklı bulsun pohpohlasın beklentisi sizi istediğiniz yere ulaştırmayabilir.
Bir yazısını çok beğenirim diğeri bana taban tabana zıt gelebilir sonuçta.Ve birinin kilitli olmayan günlüğü bunlar, bizim sözümüzle kendini değiştirecek geliştirecek olan var olmayan şiddetle size dönecek ,üzecek modunuzu düşürecek (sizin yorumlarnıza) yanıtlar da olabilir. Oluyo..
Bu ara birkaç kere başıma geldi bu, ya da şahit oldum çok defa.
Ama ben iyi niyetli bir insanım benim başıma gelmez sanıyorum nedense, herkes beni bilir tanır sanki:(
Aptallaşıyorum bazen evet:)
Neyse, yeniden yeniden kendimi ifade etmeye çalışmak beni çok inciten bişey bunu bir kere daha anladım.Sanki yazdığım okunmamış ya da bambaşka bir anlam çıkartılmışsa ben öyle demek istemedim bu böyle dememeye karar verdim an itibarıyla.
Çünkü önyargıyı yıkmak atomu parçalamaktan zordur derler ya bir kere yanlış anlaşılmışsanız bir daha ne deseniz sizi duymayacaktır karşınızdaki.
Aynı fikirde değilsem asla muhalefet yorum bırakmamaya karar verdim. Muhalefet demek yanlış olur aslında,negatif mi demeliyim,kendi düşüncem fikrim yani, sadece kendi penceremden bana göre...
ve ben de yorum forumumda böyle yazdım,...farklı pencere..bu ne demek?
Benim için her yapılan yorum, daha doğrusu o anki yazıma gelen yorum demeliyim, 
o anda içinde bulunduğum halet i ruhiyeme göre değerlendirdiğim durumun farklı insanlarca kendi dillerince yorumlanması demektir
Bu bana daha objektif olmayı, olaylar karşısında empati kurmayı ve kendi açımdan daha güçlü vedirayetli olmayı öğretiyor zaman zaman. Kendimdeki eksilerimi bulmama da,karşımdakini anlamama da faydası çok olmuştur. Şöyle ki eğer ben yanlış anlatmışsam karşımdaki ne anlıyorsa ona hisettirdiğim düşündürdüğümden ben sorumluyum demektir. Bu benim kendimi daha düşünerek daha doğru anlatmamı sağlar ileride.
Çok sesli bir koro da tercih edebilirsiniz solo takılmayı da. Gerginliğinizi atmak günlük hayatın yükünden bi nebze olsun kurtulmak ,hafiflemek için tercih ediyo olabilirsiniz yazmayı, kendi fikirlerinizi dayatmak doğrusu budur ey ahali yalnış biliyosunuz demeye de..tercihlere saygılı olmak zorundasınız seçim değil bu.
Sevgide özgürlük saygıda mecburiyet vardır. Benim felsefem budur evet^^
Son olarak kendime bi not daha,yorumlara yorum yazmazdım şaka da olsa eğlenmek amaçlı da bunu da yapmamaya karar verdim. Benim kadar kalender olmak zorunda değil kimse, kaldı ki ben alıngan ve çabuk kırılan biriyim. Kendimi yanlış ifade edince çok sinirleniyor ve üzülüyorum ama suçu gene kendimde buluyorum. İşte bu da bir avuntu.
Bu kararlar gün geçtikçe kendimi soyutlamam ve yalnızlaşmama sebep olacaksa da ben anladım ki insanlara çok zor alışıyorum onlar da bana..
Zordur bi kalbe girmek ama bu şekilde girdiğiniz kalpte sizi atmaz dışarı kolay kolay..

25 Ocak 2012 Çarşamba

Blogcular yeniler ve eskiler /part 2

Bir öncekine ekleme yapmak istemedim okuyan okudu buradan devam.
Takiple ilgili sorunlar oluyor zaman zaman ben de çok yaşadım hatta ziyaret ettiğimde de yazmıştım izliyorum seni ama güncellendiğinde göremiyorum diye bir arkadaş bana sormuş sabah ayrıntılı cevap vermek istedim.
Bir blogu beğendiniz ve yazılarını zamanında okumak istiyorsunuz,bunun için yollar şöyle:
BU SİTEYE KATILIN diyen bölümden katılabilirsiniz,eğer blogunuz yoksa google+ ya da gmail profilinizle izleyebilir reader kullanıyorsanız takip edebilirsiniz rahatlıkla.
Ama dikkat etmeniz gereken bişey var,eğer blogunuz varsa panelden güncellemeleri görmeniz için blogger profilinizi seçip katılmalısınız.
Yoksa panelinizi açınca güncellemeleri göremezsiniz.Ben tek tek yeniden düzenledim mecburen.
E-MAİLLE İZLE güncellemeler e mailinize gelir hem de başlık değil bütün olarak.Ama yorum yazmaya gelmelisiniz yine de bence:)
TWITTER DAN İZLEMEK İÇİN bir çok blogun yanında bir buton vardır onu kullanmalarını öneriyorum blogger arkadaşlara güncellemeleri vs içeren bir aparattansa. 
Blogger sayfanızı siz twittera bağlamak istiyorsanız önce blogunuzu sonra twitter hesabınızı açıp tweeterfeed denen uygulamaya üye olup gereken adımları tamamlamanız gerekiyor.Bundan sonra blogunuza her post girdiğinizdekısa bir süre sonra twitter da görünecek böylece sizi blogunuz yerine twitterdan izleyebilen okuyucularınız haberdar olacak:)
FACEBOOK TAN İZLEMEK için bogun bir facebook sayfası olması gerek.Çok gerekli de değil açıkçası ama yalnızca facebooktan izleme şansı  olanlar için güzel bir uygulama tabii onu da twitter a bağlayabiliyosunuz.

Herşeyi birbirne bağlamayın derim ben gereksiz:))

Şimdi geçen yazıda eksik kalan yanları not almıştım onları da ekleyeyim konu değişmeden gerçi farklı ama blogunuz için gerekli öneriler bunlar uyar ya da uymazsınız elbette keyfe kalmış:)
Ama ihtiyacı olan ya da yazılı olarak bulduğu için mutlu olan arkadaşlar oldu ilk defa gördüğüm hatta,çok teşekkür ediyorum başka öneriniz sorunuz varsa yazın yorumlara paylaşalım cevaplayalım.Hatta bu yazı dizisi bitince tek bir tanede toparlayalım hepsini:)

Font tipi ve boyutuna dikkat edin,ne çok ufak ne ilkokul kitabı gibi kocaman olmamalı.Eğer hazır tema kullanıyorsanız html düzenle de şuraya denk düşer genelde:
body {
background:url(http://i.imgur.com/a6Ec3.gif);(arkaplan resmi)
font-size:13px;(yazı büyüklüğü)

Sayfayı ağırlaştıracak kodlar kullanmamaya çalışın ne kadar kalabalık o kadar sıkıcı ve ağır açılan blog sayfası demektir.Giflerden kaçının. Kolay geçiş yapılan hafif temalar ve gadgetler kullanın.

Blog düzenine özen gösterin,sizin misafirlerinizi ağıraldığınız ama en rahat ettiğiniz yer burası unutmayın,hem şık hem sade olmalı ya da zevkinize göre sizi yansıtan özelliklerde ama  dikkat dağıtacak ayrıntılardan uzak durun abartmayın süsü püsü.Her yerden çiçek böcek resim,gifler, saat vs vs fışkırmasın mesela..
Burda da bahsetmiştik iyi bir blogger teması nasıl olmalı.

Yorum yazarken diğer yorumlara değil yazıya odaklanın ve fikrinizi yorumunuz buna yapın zira başkasının sayfasında hiç hoş olmuyor uzayan yorum kavgaları:p


Sidebar yani yandaki dar kısım mutlaka ziyaretçilerin aradıklarını ve blogunuz hakkında fikir sahibi olacağı önemli şeylere ayrılmıştır.Son başlıklar,arşiv,takip,popüler yazılar bölümü yeterlidir hatta olmazsa olmazlardır.
Gereksiz kodlarla doldurmuyoruz.

Yorumlara yanıtla butonu resmen eklendi ama temanız benim gibi özelleştirilmişse uymayabiliyor ben çok denemeyle ancak şu yazıdaki tavsiyelerle yapabildim

Kendinizi anormal şekilde methetmeyin çok itici bu.Kendisine muhteşem mikemmel prenses diyenler acaip irite ediyo malesef. Yazdıklarınız çizdikleriniz yaşadıklarınıza göre okuyan kendince bir fikre sahip olacaktır zamanla. Bazen okuyorum, kesinlikle haksız ya da iğrenç denecek durumlarda kendilerini yere göğe koyamayıp başkalarına hakaret yağdıran ezik diyenler var bir tür deşarj yolu olmalı ama okurken hiç hoş görünmüyor. Belirtmeden geçemicem bunu ve bir de es geçemicem lütfen küfür etmeyin. Okuyana edercesine kötü bu,hakkınızda direk önyargıya sebep oluyosunuz ayrıca:)

Taklit isim kullanmayın.Direk bir film kahramanı mesela çakması olmayın:p
Yaratıcı olun kolay değildir sizi ifade edecek bir rumuz bulmak biliyorum ama yabancı- yunanca mesela bir isim bile daha iyidir-bence ama bu.Kimsenin ismine karışmayın tabii:) bak bi liste yapalım mesela dimi faydaso olur^^

Eskiden bugüne bloggerda gördüğüm değişimleri ilk yazılarımdan birinde yazmıştım bir de burda  


Bu arada dev kedicik  Hani bazı bloglarda, yazının sonundaki yorum, gönderen, zaman kısımları değiştirilmiş oluyor ve bir de tepkiler diye eğlenceli, ilginç, etkileyici ve benzeri seçenekler olabiliyor ya onlar nasıl yapılıyor acaba? Uzun zamanlar aklıma takılmış durumda. Kumanda Paneli'nin altını üstüne getirdim ama bulamadım. Konu blog olunca,kendimi tutamadım =) demiş hemen gösteriyorum kumanda panelinde değil tasarımda:F
yani kumanda paneli- tasarıma tıkla ,blog kayıtları bölümüne düzenle de ve istediğin her şeyi ordan ayarla:

23 Ocak 2012 Pazartesi

Blogcular yeniler ve eskiler:))

Lütfen bloğunuza sağ tuş engeli koymayın! Bak çığlık attım:(
Ha şairseniz ve çalınmasından korkuyosanız telif alın öyle yayınlayın gene koymayın yaa ,hadi anca o zaman geçerli bi sebep olabilir bu,ama  çalmaya niyeti olan oturup yazar gene çalar, zaten bazı tarayıcılarda engel olamıyosunuz beni neden rahatsız ediyora gelirsek, ben gözlerimden dolayı üzerini kopy leyip okuyorum bi kere bunu yapamıyorum okumayı yarım bırakıp çıktığım oluyor bu yüzden.Bazen de linkleri ya da herhengi bişeyi yeni sekmede açmak istiyorum olmuyo sayfanzı terkettiriyosunuz ellerinizle. Bazen de bir kelimeyi sağ tıkla google da aratıcak oluyorum o da olmuyo. Anlatabiliyormuyum?
Kelime doğrulamayı kapatın yorumlarınızda artık lütfen yalvarıcak haldeyim on kere girmek yerine kaçıyo çoğu okurunuz bilin, hatta yazmaya yeltenmiyorum 2.kere:)
Deveye hendek atlatmayın keyifle okuyalım yahu:D başka aklıma takılan bikaç şey daha var, arada tekrarlıyorum farkındayım ama bloga girince 
Otomatik müzik açılmasın lütfen işyerinde çok zor duruma sokuyo bu ya da zaten müzik açık oluyo gerek yok ki.Müsaitsem mutlaka dinliyorum koyduğunuz şarkıları.
Güncel olan her konuda bir kelamda ben edeyim diye ahkam kesmeyin çok fazla güncellenen, sık ve laf kalabalığı yapan bloglar izlemeyi bıraktırıyor twitterdakiler gibi uyarayım.
Yorumlarınıza ufacıkta olsa bir cevap verin, mutlaka..özellikle ilk defa yazmış biriyse..
Sizi izleyen yorumlarıyla zenginleştiren renk katanlara bir kez olsun uğrayıp ziyaret edin takibe hemen almasanız bile bir bakın sizi samimiyetle mi takibe almış izleyici artsın diye mi zaten anlarsınız,ama insanlara bir şans verin, okuyun:) Kısayollarınıza alın bir süre ben öyle yapıyorum örneğin.
Sadece blog adresi olan yazıyla alakası olmayan bir yorum zaten sizi çekmez sanırım hatta iter.
Bizim adetlerimizde vardır bilirsiniz iade-i ziyaret değil mi? Bi kahve içmeye uğramak lazım:)

Bloggerları kaçırtan maddeleri özetle tekrar gözden geçirdikten sonra şimdi devam ediyoruz:)
Bu ara zaten tam yazmaya başlıyorum beni izleyen birilerini görünce gidip bloglarına bakarken zaman akıp geçiyor yeni bloglar keşfettim samimi, eğlenceli bu beni çok mutlu etti. Zamanım olmadığı için yeterince ilgi gösteremiyorum gönlümce yorum yazamıyorum bazen ama affola.
Başarılar diliyorum yenilere nacizane haddim olmayarak önerim oldu niniciğimde elmyram da yeni arkadaşlarını tanıtmışlar az önce, bugün 3 blog keşfettim 2 sine yorum yazdım birine yazarken ben buraya yazayım yorumumu sıkmadan dedim ,ben de geçtim bu safhalardan toplam 10 yıla yakındır yazıyorum ben;
Yeni blog yazmaya başlamışsanız siz önce blog blog dolaşın, size hitap eden samimi bulduğunuz blogları keşfedin iletişim kurmaya başlayın ve siz kendiniz için yazın. zamanla yazı sayınız arttıkça istikrar gösterdikçe ilgi göreceksiniz zaten.
Güncellenmeyen bloglar bile zaman gelip unutuluyo,şöyle ki hepimiz zamanla birçok blog izler oluyoruz ve iletişim için güncellenmesi kendisini hatırlatması gerek.Gidip baksak ne çare gerçi aynı yazıya en fazla nerdesin yazabilirsin. vefasızlık söz konusu değil bu durumda:) hatta asıl yazmayan blogunu terkeden "bloguna" vefasızlık etmiş oluyo bana göre..
Ben de 2008 de blogger yasağı gelince domain aldım yorum yazmak bile zor geldi blogger insanlarına yeni takipçilerim oldu,daha çok okundum istatistiklere göre ama iletişim daha azdı,yalnız hissettim.
Sonra yine döndüm blogspota ve en az 3-4 blog kapadım şu anki seviyemdeyken,burda da blogger sorun çıkarttı bir ara yasaklandı ve uzun süre yazmadım illa bir dönem soğuma oluyo gerçek hayatımıza bağlantılı olarak.Anlatacak hiçbirşeyiniz yok gibi geliyor bazen insana.Sanki bir kaynaktan besleniyosunuz ve o kaynak kuruyo zaman zaman.İç dünyanızda kopan fırtınalara bağlı.
E bir yandan sürekli yeniler gelirken bizim de keşfetmemiz gerekenler çoğalıyorken yeni başlayanların da ilk işi bu olmalı şimdi, eğer özlemişse istiyorsa eski tanıdıklarına kendini hatırlatmak ve yeni bloglar keşfetmek :) kendine yakın kafa dengi gördüklerine tabiri caizse ,yorum yazar iletişim kurmaya çalışırsın yok duvarla birse hiçbir yorumuna tepki vermiyorsa vazgeçersin:p  (ben şahsen öyle yapıyorum açıkçası üzücü bu)
İlk adımı siz atın.. Yazarkense kendiniz için yazın dökün içinizi,paylaşmak istediğiniz her şeyi,fikirlerinizi,hayata bakışınızı ,zaten zamanla sohbet edeceğiniz hitap edeceğiniz  bir kitle oluşacaktır:)

Başarılar diliyorum ^^

11 Ocak 2012 Çarşamba

Blogger Background

Bloglarımızın arka planına resim eklememiz artık tasarım modülü sayesinde kolaylaştı.
Orada dolu seçenek var ama kendinize özgü bişeyler olsun,herkeste olmasın blogum kişiselleşsin diyenlerdenseniz benim gibi, bu ufacık şeyi takıntı haline getirebiliyosunuz.
Eskiden beri uğraştığım için (taa space ler zamanından beri:p) kaynaklarını da bulmayı başarıyo olsam da yetersiz kalıyo bana kaynak adresi veren olursa sevinirim öte yandan hazır şablonlara ekleme yolunu da öğretebilirim.Her yerde olan temalar bir dokunuşla size özel hale gelebiliyo bu sayede. Baknız benim blog:D
Gerçi bir beyaz geniş klasik temam bir bu dönüşümlü kullanıorum en rahat ettiklerim ve kişiselleştirilebilir olan bunlar.Ama bir türlü karar verip seçemedim bu kez arka plana (minik beyaz pembe olan) hangisini seçeyim??
Ha bunu bana ver dediğiniz varsa hemen gönderebilirim de çekinmeyin^^
Şimdi bana söyleyin en çok hangisi yakışır benim bloguma:))

Ha bir şunlar var şaşırtıcı ki benim bu şablonuma da uyumlu klasik dar temalara da ve blogunuza uygulamak çok basit  TIK ve  TIK

Ve bunlar da sizin için:
Twitter veya blog arka planınız için.isteyene orjınallerini vericem tabii ki:D

14 Aralık 2011 Çarşamba

Ayyhh sıkıldım başlıcam bloguna:p


Kaç gündür bloglarda bir veryansındır gidiyo ben de ettim hatta başlattım gerçi yorum babında başlamıştı ama olsun:p
Bu arada çok fazla blog okudum yeni bloggerlar keşfettim zamanım oldu,çok mutluyum bunun için:)
ama listeme eklemeyi unuttuklarımı dönüp nasıl bakıcam yorularıma verdikleri cevaplara bilmem o derece avareyim:F
Neyse zaman zaman bu tür rahatsızlıklarını dile getirenin çok fazla olduğunu gördüm. Bazıları çok doğru kelimeler seçmiş ve çok haklı, bazıları ne diyo anlamadım bile uslup görgü nezaketten bihaber oldukları açık..hoşlanmadıklarım da oldu haliyle.
Kimse kimsenin gönlünce yazmasına izin vermeyecek bıraksalar:)
Stres atmak iç dökmek hatta arkadaşa uğrayıp bi kahve içmek hatta bazen saz çalıp çilingir sofrası kurmak tadında olması gerekirken bu stres gerginlik nedir nedendir ben anlamadım? en doğal eleştiri sonrası  ha sen bunu mu beğenmiyosun tamam ama ben seviyorum tümevarımına bile varılamıyo..
Kimse mükemmel değil,kusursuz değil ve anlatmak istediğini yazarak ifade etmek o kadar kolay değil.
Bu da YANLIŞ ANLAMALARA SEBEP OLUYO..
Bazen aklımızdakiyle alakasız bambaşka anlama çekilecek bişeyler yazmış olabiliyoruz ancak tekrar okuyunca farkediyoruz.
Bazen de efeleniyoruz bize kötü bişey ima edilmiş gibi gelip ama ardında art niyet olmamış oluyo.
neyse herkes herkesi uyarıp ağzının payını verdiğine ve bilinçaltı ve içgüdülerimizle bizi yüzleştirdiğine göre normal hayatımıza devam edebiliriz:p
Böylece bir dönem idol olan film ve kişileri rol model alan (tam şurda örnekler vardı vazgeçtim sildim)
ve "bence" örnek almak vs değil çakmadan öteye geçemeyen kişi ve bloglar keyfine devam etsin herkesin gideri var kendisine benzeyenler tarafından-mı yoksa tam zıtları mı hani yaşayamadıklarını yazanlar hoşlarına gidiyo olabiliyo bazen de..bunu bilemiyorum..bir dönem tv de de epey tartışılmıştı bu konu.

Kendi kafasına çizgisine uyan birilerini beğenmek taraf olmak dünyanın en doğal (ve güzel) şeyi elbette ama beğenmeyen de çıkacaktır istediğini de söyleyebilir.Çünkü özel alan dediğimiz yer davetli blog değilse halka açıktır ve halkın söz hakkı olması gerekir:) O zaman kapa yorumları kulaklarını kardeşim!
Kimsenin kimseyi bozma neşesini kaçırma hakkı yok ya da polemiğe dönüşmesin blogumdan ekmek yemesin uyanık derseniz yayınlamazsınız olur biter.Bu amaçla saldıranlar da var tabii. Üzülmenize değmez gerçekten.
Ben mesela çoğu zaman altına yazmam küfür edesim geldi ya da kusasım geldi şu an demek içimden geldiyse bilee o derece otokontrol sahibiyim hahah:) Az önce oldu mesela ,kale almamak en iyisi haberi olmasa da:p
Ama sevdiğim değer verdiğim biri yanlış bişey yazmışsa ona karışabilirim yapma böyle diye..bana da karışsınlar zaten lütfen.
Sadece kişisel olaylardır teketek halledilmesi gerekir çizgi aşılmışsa eleştiride. Bu olgunluğa zamanla varmalarını diliyorum özellikle,yani özetle
arıkovanı gibi vızır vızır kaynamayalım:D gelin birlik olalım!!
Düşüncelerimin özeti bi sözle son vermek istiyorum yazıma *trt sunucusu mode*

 Elif Şafak / Shafak 

Bu hayatta eğer bir şeyler öğreneceksek bize benzemeyen insanlardan öğrenecegiz, 
tıpatıp bizim gibi olan, bizimle aynı düşünenlerden değil.

2 MİM ve çok komik bir post var sırada:p
Ama ondan önce bugün keşfettiğim bir blogta şarkıların sadece minicik play işareti ile çaldığını gördüm hem sayfa ağırlaşmıyo hem harika şık görüntüsü vardı. Yazıyla alakasız biçimde şey nası yaptın bunu yazdım ve o dakika hemen bunu anlatan i post yazdı Kırmızı Balonlu Kız :) altında da sohbet döndü anında..işte benim sevdiğim bu yazımda anlattığım bi saz çalıp çilingir sofrası muhabbeti budur,çok teşekkür ediyorum tekrar
zamanlama harika oldu :** ve bayıldım buna,dinleyin bakalım şarkımı:

9 Aralık 2011 Cuma

Yaz sen gönlünce, kim ne derse desin!!

 Bir blogta bi posta rastladım, yazarken hala samimimisiniz demiş, veryansın etmiş bir de güzelce eheh bugün isyan günümüzdü ailecek:)
Nedense satır satır yorum yazasım geldi çok uzun oldu ilk defa bu kadar uzun yorum yazdım hayatımda o derece tıkladım ama sonuna ekledim bu çok uzun oldu ben post yapayım gel ordan oku yoksa gözün çıkıcak :D Hem biraz daha eklerim eksik kalanları kendimce.
Beni rahatsız eden bişey var ki bloglarımız "kişiye özel alan" olsa da halka açık sonuçta, bir konuda eleştirsen kıskanıyo oluyosun manasızca, senin yaşamını pozisyonunu bilmeyen insanlar bunu nasıl söyler?
Eleştirmesen kimse ses çıkartmıyo tepkisiz toplum oluyo.
İki ucu b*tlu değnek tam anlamıyla.
Neyse yoruma geçiyorum:

Yazarken okurken ve yorum yazarken son derece samimiyim:)
Yazmak benim için bir deşarj yolu,söyleyemediklerimi söylemek bi kuyuya haykırmak gibi benim için.
Kendim için yazıyorum en başta ve böyle olunca güzel benim düşüncem bu.
Ama beğendiğimi göklere çıkarıp beğenmediklerime susmak zorunda değilim küfür edicem oha çüş dicem zaman zaman yoksa nasıl bir iç döküş olur?
Öfkeni de rahatsızlığını da depresif yada mutlu halini de yazıyosun filtrelemeden. Çoğu zaman susuyoruz toplum da bizi susmaya küsmeye zorluyor zaten.
Sen de öyle ol lütfen yoksa kendi içinde çifte standart yaratmış savunduklarımızı yıkmış olursun. Zaten diyosun sanal kasanları mı takıcam relax ol şöyle:) Hem biz de onları eleştirmiş olduk di mi bugün misal,sen de eleştirdiğin, bırak abi sana ne okuma,naparlarsa yapsınlar ya da karışmayın  susun dediğin için aynısını yapmış oluyosun okuma çık tepki gösterme o zaman.Ya da burdan değil okuduğun şeyin direk altına tepkini göster. Belki o senin baktığın pencereden bakamadı? Seçim yine senin de tepki hiçbişeye göstermezsen olur mu,olmaz o zaman senin fikrini ortaya koyman nerde kalıcak?
Her konuda mecburmuş gibi bik bik konuşmak gerekmez elbette o ayrı:)
(var ya bir de mahalle muhtarları özellikle twitter da)

Takipçi veya gelen yorum sayısının benim için niteliği ifade etmediğini açıkça söylüyorum her zaman biliyosun..Twitter dada en kızdığım olay budur.yazmıştım hatta #takipedeniederim mantığı beni çileden çıkartabilir.Nasıl bir düz mantıktır bu? Şişirme takipçi sayısı gözümde az okuru olup tatlı tatlı sohbet eden kadar bir anlam ifade etmiyor bu benim doğrum.
Çok zevkle izlediğim bloglar var mesela canım yorum yazmak istediğinde dur bi dakka kızım o sana yazıyomu en son ne zaman yazdı demem aklıma bile gelmez.
En güzel hepimize örnek te olan isim profösör dür.çoğu yazısı niteliklidir,çok değerlidir okuruz mutlaka ama paylaştığı her konuya söyleyecek sözümüz olmayabilir? Bu ona saygı sevgimizi eksiltmez bize yazdığı yoruma verdiğimiz cevap ta bir paylaşımdır ve çok önemlidir.
Ama yokmuş gibi davranmak mesela,sana yazdığına cvp vermemek ya da hiçbir zaman yorum yapmamakta olmaz o da desteğimizi hissetmek okunduğunu bilmek paylaşımının yerine ulaşıp ulaşmadığını görmek isteyecektir. Bu "karşılık beklemek" değildir.

Rl de hep biz aramıyoruz arkadaşlarımızı veya sevgilimizi di mi, o arıyomu der içleniriz o da arasın isteriz. hiç takmıyosa görüşmek istemediğini düşünürüz burda da durumçok farklı değil.
Yalnız hissetmek ya da yalnız kalma isteği açtırdı bu blogları bize değil mi? Hani bizi tanımayan objektif birileri bize akıl versin destek olsun istiyoruz bazen.

Kendimiz için yazıyor olmalıyız demiştim en başta başkaları için ya da güncel tutmak amacıyla değil. Gazete değiliz sonuçta. Ama yankısı olunca mutlu oluyoruz biri bizi sarsıp kendine gel deyince de kızmamamız lazım (elde değil biliyorum ama)
Takpçi sayısı fazla bu blog popüler diye ne kimseyi izlerim ne de yorum yazarım ki ben dikkat çekeyim gelip beni okusunlar düşüncesiyle gereksiz yorumlara çok rastlıyoruz.
İşte asıl bunlar ciddi ticaret mantığıdır tatsızdır.Yorum yapan takibe alan kendinden bişey mi bulmuştur yoksa onu izlemem için mi yapıyo bunu anlarım sonuçta zamanla.. Samimiyet içtenlik burda devreye giriyo zaten.

Benim bugün eleştirdiğim bu eleştiri dozajını aşan hakarete vardıranlardı aslen, beğenmedim diyebilirsin ama kabaetime benziyon diyemezsin. Diyolar ama? Cvp olarak şeyimde değilsin demek te aslında çok üzüldüğünü taktığını gösterir umursamasa cevap vermez küfür edip:) Tek çare kale almamaktır.
Elbette izlesem de kaçırdığım twitter da duyduklarıma dayanarak ta birkaç kelam ettim herkes kadar hakkım sonuçta buna rağmen de on kere okudum kişileri incitecek bişeyler olmasın diye.toplam 3 satırdı benim fikrim bana özel bir alandayım ve hemfikir olmayanın gelip bana saydırma ya da kendi blogunda yerme hakkı yok mudur  mu varmıdır?
İşte uslup önemli burda.

çok uzun oldu ama burda daha da uzadı  öperim:**

12 Eylül 2011 Pazartesi

İyi bir blog teması-header nasıl olmalı ki?

Header yapıyorum demiştim ya bir kısmı işte burada, çok üzerinde durulmadan dar zamanlarda yapıldılar ne yazık ki ama ben çok seviyorum bu blog tema ve header değişimi işini..

Bir blog teması ve header yani blog şeysi,nesi desek dingilizce oluyo yahu :S
Ben değişiklik severim sıkıntılı ve kararsız bir insanım ruh durumuma göre değişebilir tema ve header im anında.
Ben eski blogculardanım demiştim fi tarihindeyken tema değiştirmek çok eziyetliydi .
Kendinize özgü herkeste olmayan ve sizi blogunuzla tamamlayan bir tema istiyorsanız ciddi bir emek istiyordu bu.E bir ürün yaratmışsanız ambalajıdır değil mi onu hoş gösteren?
En basiti sidebar dediğimiz yani yan duvardaki kodları bir notpad e kopyalamanız ve bunu kaybetmemniz gerekiyordu.Şimdi tek tıkla eklendiği gibi tema değişirken de kalıyorlar yerlerinde.
İzlediğiniz blogları da html şablon kullanmışsanız gidip html den eklemeniz gerekirdi tek tek.
Google reader  bu konuda ilk rahat nefes almamızı sağlayan yerdir yoksa güncellenmiş bloglardan bihaber dolanır tek tek bakardınız her gün:(
Bunun dışında header ve blog genişletmekten tutun font renk ve biçimlerine kadar html den değişip durur en küçük hatada blogunuz yerle bir olurdu .Ve ben o zamanlar onlarca blogger a yardımcı olup baştan aşağı temalarını değişip bir o kadar da header yaptım.-ücretsiz elbette- canımı sıkan durumlar da çok fazla oldu burayı geçiyoruz:)
Blogger bu yeni tasarım biçimlendirme ve bol seçenekleri sundu ve hala birbirinin aynı, özellikle blogun içeriğiyle alakasız bloglar görmek beni hayrete ve dehşete düşürüyor desem abartmış olmam kesinlikle.
Çünkü hiçbişey anlamıyor bile olsanız ordan bir tasarım biçimi seçip renklendirmeyi genişliklerini gönlünüze göre ayarlıyorsunuz dakikalar içinde harika bişey bu!
Yok ben anlıyorum bu işten diyorsanız başta bu site olmak üzere çok kaynak var internette.Ama hepsi tasarım kısmından biçimlendirielmediği için tarif ettiğim gibi değişiklikler yapmanız gerekecektir.
Sadece blogumun ismini farklı fontlarla yazmak yeterli diyorsanız Photoscape ile yapabilirsiniz bunu ya da banner maker diye aratırsanız program ve online bannermaker siteleri çıkacaktır.1-2 örnek mesela.
En zevkli ve asıl zurnanın zar hatta zort dediği yer bence temanın başlığı, girer girmez ilk göze çarpan ve blogunuz hakkında fikir veren budur çünkü.
Ve özensiz kötü bir header kötü bir dergi kapağı gibidir okuma hevesimi kaçırır benim şahsen çünkü
 blogun görüntüsüne özenmeyecekseniz ya da uğraşmak istemiyorsanız en sadesini seçmeniz en doğrusudur
en azından dikkat sadece yazılanlarda kalır dağılmaz.
Bunun en güzel örneği Derinlik sadeliktedir diyen deep in blogudur mesela.Resim bile fazla kullanmayı tercih etmez ama tasarımı da yormaz sizi.İsmine ve içeriğine sadıktır böylece..Ve sadeliği güzel yazılarıyla renklendirmeyi çok iyi başarıyor:)
Aynı biçimde çok fazla kodlar içeren abartılmış bloglar da okuma zevkini yokedenlerin başında gelir.İlk sebebi blogun ağır açılmasıdır kodlar blogunuza hamallık yaptırır çünkü çok gerekli olmayanları temizleyin abartmayın derim ben acizane.Ve ve benim şu an kullandığım türden temanın aşırı gepgeniş olanından uzak durun girdiğim an kaçasım geliyor satırın sonu gelmek alt satıra geçmek bilmiyor ve çok sıkıyor bu.Ve resimleri asla koskocaman koymayın dijital fotoların boyutu çok büyük bunları önce küçültüp bloga alın sayfa hem yavaşlamasın hep tıklayınca dev boyutta olmasınlar.
Ben şahsen fotomu koymam koyulmasından hoşlanmam pek çok arkadaşım da böyle ama siz koymak istiyorsanız zamanında mahkemelik olunmuş durumlar olduğunu unutmayın mağdur olmamak için resminizi mutlaka damgalayın kesilemeyecek yerinden. Hatta yüzünüzü.Bu konuda aratırsanız çok sonuç göreceksiniz boşuna uyarmış olmadığımı gözlerinizle teyid edebilirsiniz.
Ve tekrar yorum onaylarınızı kaldırmanızı ve yorum bölümünü pop up açılacak biçimde ayarlamanızı rica ediyorum lütfen lütfen :S
Sorularınız olursa yardımcı olmaya çalışırım birkaç kendime yaptığım header ile bitiriyorum topluca missbone um ve kendim için yaptıklarım baştaki linkte zaten ağırlaşmasın sayfa diye.
Tıklatınca büyürler  kuzularım:D
Fikrinizi söylerseniz sevinirim hangileri güzel:p







Bu arada temanızın firefox ve IE de farklı görüneceği gerçeğini unutmayın her iki tarayıcıda açıp kontrol edin mesela bu kullandığım firefox la harika ama ie de vasat:(

20 Aralık 2010 Pazartesi

Ben gideli buralara olanlar olmuuşşş

Zaten herkes pek asabi bugün:(
Dün geceden beri bi kudurukluk var üzerimde hatta lollada da:p hem ağlak hem huysuz nasıl olunuyo bilemiyorum ama oluyo demek.Yer arıyorum zor tutuyorum gözyaşlarımı.
Ama aksileştikçe herbişey ters gidiyo bugün ona dur agresife geçiş yapmışken bişiler yazayım dedim bana batan haha takipteyim dedi...sonra?
BİLGİSAYAR ÇÖKTÜÜ!! ohaa diyorum başka bişey demiyorum artık annem "fazla kudurma başına çıkar" der aynen öyle.Çıktı çıkmaya devam ediyo daha yazamayacağım örneklerle

Beni deli eden bir gmail yani g-talk olayı var biyerde açıklamasıyla ilgili esprili bi yazı vardı yorum yazasım geldi ,hatta paylaşıcaktım facebookta  yorum yazdım ama bi baktım hem anonim yapmışım mis,çok ünlüyüm ya o açıdan iyi oldu:p hem sayfa dönüp duruyo yazabildim mi bilmiyorum.



Neyse sabah başlayıp bitiremediğim ben yokken bloglarda neler olmuş dedirten bikaç şeyi yazmazsam olmaz,zaten ben kendime yazıyorum takip eden fazla yok gerilmesin kimse:D

Bloglarda hala sayfayı açtığınızda otomatik çalan şarkılar kullanan var.
Her zaman tepki görmüştür bu konu,ben de kullanmadım mı kullandım (vurkafanıduvara) ama sonra "burası benim blogum burda benim borum öter istemeyen gitsin geri" mantığının mantıksızlığını ve saygısızlığını idrak ettim:)
(bana uzun anlamsız cümleler kuruyosun hiçbişey anlatmıyorm diyen haklı dimi:))
Okumak istediği bişey var belki? belki müdavimin olacak :p Yok tesadüfen uğradıysa da dövüp yollamakla eş bu çıldırtıcı resmen.
Genelde bilgisayar başındaysanız durum şöyle cereyan eder:
1.Müsaitseniz sizde müzik açıktır zaten hele bende radyo %80 o kapalıysa winamp %20,e başka sayfada başka müzik neden dinleyeyim öfke nöbetine bile girebilirim bloga bakmadan kapamışlığım vardır panik olup.
2.Değilseniz mesela gecenin sessizliğinde biraz blogger sörfü yapıp çıkacaksanız aniden patlayan şarkı sesi annenizi uyandırıp kafanızı kopartması,ödünüzün şeyinize kaçması ve sinir krizi geçirmeniz gibi sonuçlar doğurabilir.Ters tarafınıza denk geldiyse o blogu kara listeye bile alabilirsiniz:D
3.Sevdiği şarkılar insanı yansıtır evet ama manuel başlasın ben eğer canım isterse tıklar dinlerim,hatta hakkında bişeyler ya da şarkı ismi varsa dinleme ihtimalim yüksektir..
Zorbalığa hayır!

Yorum yazmaktan bezdirici bloglar.
Anonim veya url isim yazma şansınız olmayan bloglar,nasılsa yorum denetleme şansınız var değil mi kasmayın?
Uğraşılan durduk yere küfür edilen düşmanı olan biriyseniz izin vermeyin siniriniz bozulmasın ok,ama gerisi?

Kelime doğrulama da tövbe ettiren bir ayrıntıdır gereksiz,bilmeden kullanıyorsanız eğer
Yorumlar için kelime doğrulama gösterilsin mi? şıkkına hayır demeniz gerkiyor sadece.

Ve gözüme resmen batan beni şaşırtan bir diğer olay blog hediyeleşmeleri çekilişler vs.
Eskiden beri okuduğu kitapları paylaşır blogcu arkadaşlar benim şahit olduğum, hala var bu,bazen de yardım toplanır ya da işte ***şerefine size hediyem var olayı daima vardır çokta güzel bişey ama ama.....şimdiye kadar hiç "koşullu" olanını görmemiştim.Bir değil bir çok blogta şunu gördüm:
"Şu resimdeki obje sizin ama 1. koşul beni izlemeye alıcaksınız"(şişirme izleyici diyoruz buna biz) ve
"blogunda benden çekilişten de bahsederseniz sevinirim" (bu da ordan link tıklandıkça pr veya okuyucu veya herneyse artsın diye..ne gerek var? Bu kadar mı yoksul gönlünüz içinizden karşılık beklemeden vermek gelmiyor mu üç kuruşluk her yerde bulunan birkaç parçayı? vermeyin!! Onca insanın katılması beni hayrete düşürüken çoğu zaman sadece 1 kişiye hediye yollanması bile absürd yeterince..neyse kapatıyorum bunu da..sinirim zıpladı resmen.bana ters..bu kadar.

 Bak ben seni izliyorum ama bi satırını okuyacağım yorum yazacağımdan değil valla sen de beni izle diye..
Takip.. taa eskiden şablonlar html çoğunlukta ve gadgetler keşfedilmemiş manuel eklenirken binbir zahmetle izlemek istediğimiz blogları eklerdiniz her gün gider bakardınız yazı eklemiş mi diye.
Sonra en son güncelleneler blogroll şeklinde çıktı ama o da bir bakıyodunuz bomboş. En güvenlisi ve rahatı google reader.
Şimdi her şey rayına oturmuş gibi.ama hediye çekilişindeki gibi samimiyetsiz olmamalı,koşullu asla.
İzlediğim bloglar var bazıları gizli bazıları aleni (pek severim bu sözcüğü) hiçbir şekilde heeyy beni görsene sen de ekle düşüncesinde olmadım olmam.Bu amaçla asla yorum da yazmam. Hatta pr ı ve izleyicisi fazla olanları anonim izliyorum böyle bir saçma yanlış anlaşılma olmasın diye.
Zamanla listem oturacak tabii ama benim görmem izlemem önemli olan..Beni ekleyenlere teşekkür ederim mutlaka ziyaret ediyorum okuyorum bloglarınızı elbette, gönlünüzden koptuğu için sağolun:)
Azcık koşulsuz sevin,inanın hayat beklentisiz daha güzel.Yoksa her şey üzerinize geliyor..


Ve ve tema olayı!
Hani artık süper bi uygulama koymuşlar Tasarım, yani eklentiler widgetler yokolmuyo dilediğinizce seçenek var gözünüze gerçekten iyi gelen ve size özgü bi tasarım yaratmanız o kadar da zor olmamalı ha?
İçeriğe uygun ve göze hoş geliyosa daha bir keyifle girip daha uzun kaldığınız bir gerçek bloglarda.
Ayrıca özen gösterildiği için girer girmez güvenilir ve önemli bi intiba bırakıyo benden söylemesi.

Ve cwrm kırarmıyım seni,özel istek üzerine hemen şarkı ekleştiriyorum çalıcak kendisi:p
Şaka şaka tıklamanız gerek yetmedi indirmek isterim derseniz de buraya tık
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...