16 Kasım 2016 Çarşamba

Keep your distance !!

"Soğuk bir kış sabahı çok sayıda oklu kirpi, donmamak için birbirine bir hayli yaklaştı. 
Az sonra, oklarının farkına vardılar ve ayrıldılar. 
Üşüyünce, birbirlerine tekrar yaklaştılar. 
Oklar rahatsız edince yine uzaklaştılar. 
Soğuktan donmakla, batan okların acısı arasında gidip gelerek yaşadıkları ikilemi, 
aralarındaki uzaklık, her iki ıstıraba da tahammül edebilecekleri bir noktaya ulaşıncaya dek sürdü.."

(İnsanları bir araya getiren, iç dünyalarının boşluk ve tekdüzeliğidir.
Ters gelen özellikler ve tahammül edemedikleri hatalar onları birbirinden uzaklaştırır. 
Sonunda, bir arada var olabilecekleri, nezaket ve görgünün belirlediği ortak noktada buluşurlar. 
Bu uzaklıkta duramayanlara,
İngiltere’de "keep your distance!" denir .
Bu noktada, çevrenin sıcaklığını hissetme arzusu kısmen karşılanır ama, buna karşılık okların acısı hissedilmez.
Kendi iç sıcaklığı çok yüksek olanlar ise, ne sıkıntı vermek, ne de sıkıntı çekmek için, topluluklardan uzak durmayı tercih ederler.)

Freud, eşler ve arkadaşlar arasındaki çatışmayı, çocuklarını evlendirmiş iki ailenin veya komşu köylerin birbiriyle rekabetini; 
Almanya’nın güneyinde yaşayanlarla kuzeydekiler, İngilizlerle İskoçlar, İspanyollarla Portekizliler arasındaki gerilimi, beyaz ırktan olanların zencilere, Almanların Yahudilere düşmanlığını, oklu kirpi metaforuna dayandırmıştır.
Hem Schopenhauer'in, hem de Freud'un kullandığı bu kavram, insan ilişkilerini konu eden önemli bir ikilem haline geldi. 
Beş sevgi dilimiz vardı en güzel anlatan dökümandır insan ilişkilerini, ve bugün bunu hatırladım yeniden, okuduğum bu yazıyı, çünkü dikenler... yaşadıkça öğreniyor insan ve özetle:
İkileme göre ne kadar iyi niyetli olursanız olun biriyle fazla yakınlaşır, fazla içli dışlı olur, fazla samimileşirseniz, istemeden de olsa o kişiyle çatışmaya ve birbirinize zarar vermeye başlarsınız. Oysa ki asla geçmemeniz gereken bir çizgi vardır ve o çizgiyi geçmeniz, ilişkinin hasar almasına ve temellerinde yavaş yavaş çatlaklar oluşmasına neden olur.

Florida Bölge Üniversitesi'nden Jon Maner ve ekibi tarafından yürütülen 6 deneyde, insanların sosyal anlamda reddedilmeye karşı verdikleri tepkiler incelenmiş. 
"İçe dönük insanların bu durum sonrasında daha da içlerine kapandığı ve insanlardan uzaklaştığı, 
diğer insanlarınsa kabul edilme arzusuyla yeni insanlara daha da fazla yakınlaşmaya çalıştığı bulunmuş."
Ohoo ben bunu bir genç bayan olarak kaç 6 örnekte gördüm ama yazılı dökümanı ilk ben vermeliymişim demek ki.
Neyse böylece olup biten herşeyi bilimsel bi yere de yasladık, hadi bakalım.


Özetle bir insanı ne kadar severseniz, bir miktar mesafeyi her zaman korumayı başarmanız gerekiyor..

4 yorum:

  1. Freud her zaman etkilemiştir beni:)

    YanıtlaSil
  2. Kişilerin kendi sınırları var mutlaka. Sadece bize ait özel alanlar. Ailemiz, eşimiz, dostumuz, çocuğumuza karşı bile. Bunlar aşılmadığı takdirde her şey gerçekten de yolunda. Yazıyı okuyana kadar bu derece fark etmemiştim ama :)

    YanıtlaSil
  3. Birden aşırı samimiyet sonrasında ara bozukluğuna varan haller üzerine bizde de çokça atasözü var. Atasözüne varacak olayları önlemek için İngilizler güzel çare bulmuşlar mesafeyi koruyarak :)

    YanıtlaSil
  4. ne güzel bir yazı yazmışsın. güvenlik alanı varmış galiba hepimizin 60 cm imiş sanırım :)

    YanıtlaSil

YORUM ONAYI AÇIKTIR
Yani; saygı sınırını aşmadığınız sürece tüm yorumlarınız yayınlanacaktır, teşekkür ediyorum şimdiden..

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...