14 Kasım 2016 Pazartesi

Geçer.. geçer.. mi?

Bir anda, birkaç düşünmeden öfkeyle edilmiş sözle, bütün yaşama sevincinizi kaybettiğiniz oldu mu hiç?
Ben toparlarım, güçlüyüm derken ve en azından öyle görünmeyi denerken, günlerce kulaklarınızda çınladı mı birkaç kelime, bütün direncinizi ve adeta bağışıklık sisteminizi çökerten?
Nasıl değerli sanıyosunuz kendinizi değil mi, kendine değer vermezsen kimse vermez sana bla bla..
Hiç öyle değil, hem de hiç.
Kimsenin başının üstünü hedeflemesek de en azından verdiğimiz kadarını görmek çok mu ütopikti?
Ağzımı açıyorum.. ses çıkmıyor, içime konuşuyorum sabaha kadar, yorgunum hiç olmadığım kadar.
Bedenim dayanmıyor bu tempoya.. başım ağır geliyor gibi. Gözlerimi açamıyorum.

Geçmişi düşünmek sana sadece zarar verir, geçmişe dönemeyiz, hatalarımızı düzeltemeyiz,
çünkü zamanı geri alamayız ne yazık ki, bugün için bişeyler yapalım deriz ya bazen, en azından telafi edelim, içimizde kalmasın kırgınlar , neden olmuyo?
İşte benim her mutlu günü son günümüzmüş gibi yaşama isteğim bu yüzden, öyle kaygan ki herşey, ellerinin arasından hep kayıp gidecekmiş gibi, tutunamıyosun... sarıldıkça kayıyosun yeterince dirençli değilse tutunduğun kollar, yosun tutmuş ise. Ya düşmenden düşürülmekten korkmuyor ise.
Ya da bazen başka dala tutunmuş ise, ne farkeder ki?
Bir an var, yer var, orada nedenler niçinler önemsiz, sözcükler dağılıp gitmiş hatırdan çıkmış ama o his, zehir gibi hep orada, tam orta yerinde taş gibi kaya gibi oturmuş oluyor eziyor seni her gün.
Tezatlardan nefret eden tesadüflere asla inanmayan benim için en büyük tezatsa o büyük kayadan da büyük ezici bişey, özlem..

Yarına bıraktığın hiçbir şey yarın gerçekleşmiyor, hiçbir güzel söz yerine ulaşmıyor, hiçbir süprizi gerçekleştiremeyeceksin, o gün orada olmayacaksın, senin belirlediğin çizgi ile diğerlerinki bir olmayacak ya sen basacaksın o o basacak.. yitireceksin, er ya da geç.
Ama hiçbir öfke ertesi güne aynı sıcaklıkta kalamayacak, o yüzden ne olur birazcık, birazcık ...

Hiç olmazsa sakin kafayla düşününce duy sesini? kalbinin ve vicdanının olmaz mı?
Kendine saklama, söyle.. belki yarın söyleyemeyebilirsin. Çünkü belki geçeri belki de.. Geçmez.


Bu arada ilk defa yazdığımı okumadan yazdım ve yayımladım , hatalarıyla, karman çorman haliyle.:(

4 yorum:

  1. Herşey "bu da geçer yahu" dediğimiz cümleyle izah ediliyor oldu. Düya sıkıntı ve mihnetlerle dolu. Hele ruhi çıkmazlar bu ülkeyi, bu iklimi, bu şehri, şu içinde bulunduğumuz evi zindan ediyor desek yeridir belli. Ne zaman duvarlar üstüme üstüme gelse, duv arlar değil ben yıkılıyorum kendi üstüme der gibiyiz. Kendini bırak takdiri ilahiye. Mevlam neylerse güzel eyler çünkü.

    YanıtlaSil
  2. Ne geçmez denilenler geçiyor şu hayatta, ne unutulmaz denilen anılar siliniyor. Kalbimizi sağlam tutalım yeterki..

    YanıtlaSil
  3. Öfkeliyken en güzeli susmak, sakinleştikten sonra konuşmak gerek. Yoksa gereksiz yere kalpler kırılıyor. İnsan ne yazık ki tam da söylediğin, anlattığın dönemkerden geçiyor, yalnız değilsin... Sevgiler...

    YanıtlaSil
  4. "geçti ama delip geçti" diyeceksin belki ama sonuçta geçmiş olacak :)
    henüz geçmemiş olup ve hiç geçmeyecek maskesi takanlar var bir de.. demek ki bizimle işi bitmemiş diyorum onlar için..

    YanıtlaSil

YORUM ONAYI AÇIKTIR
Yani; saygı sınırını aşmadığınız sürece tüm yorumlarınız yayınlanacaktır, teşekkür ediyorum şimdiden..

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...