Farzet ki, yazdıklarımı anlayabildin.
Ya anlayamadıkların?
Ya yazıp da sildiklerim?
Ya yazamadıklarım?
Rumi
Dostum dostum güzel dostum bu ne beter çizgidir bu?
Bu ne çıldırtan denge?
Yaprak döker bir yanımız, bir yanımıza bahar bahçe...
#YeniEğitimYılında miniklere de bana da başarılar, #pazartesi sendromu nemiş bence en güzel en kutlu gün #pazartesi
— ♋ İpekböceği (@ipekbocegii) 19 Eylül 2016
Sadece içine doğduğu şehri, dili, dini, inancı, ırkı,
sadece doğurdukları çocukları sevenler,sadece kendi annelerini kutsal bilip diğer bütün kadınları orospu olarak görenler,sadece kendi cümlelerini kurup, ötekinin sözünü asla dinlemeyenler,Siz varken başka cehenneme gerek yok. !
İnsanların içinde bi gizli bölme var, orada sen, hiç sen olmayan bi biçimde duruyosun yani sana gösterdikleri gerçek yüzleri değil aslında, ve seni en çok sevdiğini sandığın kişi bile en ufak hatanda çekmesini açıp bunu gösteriyo acımasızca.. çok ağır bu:( Ve ne yaparsan yap, sen O olmadığını ne kadar iyi bilirsen bil, hatta karşındaki de aslında bilse bile, kimbilir kafasında ne etkenlerle bunu asla kabul ettiremezsin.Edemezsin de bunu.
O neye inanırsa, Mevlana nın dediği gibi, neyi arıyosa, O sun sen!
O yüzden ben, bu çabaya bir kere daha girmeyeceğim..
(Hataları boşver, dert olur unutamazsan eğer..)
Bazen çap sorunu yaşadığımı geç de olsa hissediyorum, görüyorum.
Bir şeyin çapının değişemeyeceğini bile bile zorluyorum.
Çekiyorum, eğiyorum, büküyorum, sadece o anlık istediğim şekli alıyor,
bıraktığım an ise gerçek haline dönüyor..Çapsız haline:=)
Hey çap; Artık "ben" çapımı biliyorum..
Sana büyük bir sır söyleyeceğim
Zaman sensin
Zaman kadındır ister ki hep okşansın
Diz çökülsün hep
Dökülmesi gereken bir giysi gibi ayaklarına.
Bir taranmış
Bir upuzun saç gibi zaman
Soluğun buğulandırıp sildiğin ayna gibi.
Zaman sensin, uyuyan sen
Şafakta ben uykusuz seni beklerken
Sensin gırtlağıma dalan, bir bıçak gibi...
Ah bu söyleyemediğim işkencesi hiç geçmeyen zamanın
Bu mavi çanaklarda kan gibi
Durdurulmuş zamanın işkencesi
Ah bu daha beter işkence hiç mi hiç giderilmemiş istekten
Bu göz susuzluğundan sen yürürken odada
Bense bilirim büyüyü bozmamak gerektiğini
Daha beter seni kaçak
Seni yabancı bilmekten
Aklın ayrı bir yerde gönlün ayrı bir yüzyılda kalmaktan
Tanrım ne ağırdır sözcükler
Asıl demek istediğim bu.
Hazzın ötesinde sevgim
Hiç bir zararın erişemeyeceği yerde bugün
Sevgim
Sen ki benim saat-şakağımda vurursun
Boğulurum soluk alıp vermesen
Tenimde bir duraksar ve yerleşir adımın.
......
Sana büyük bir sır söyleyeceğim
Korkuyorum senden
Korkuyorum yanın sıra gidenden pencerelere doğru akşam üzeri
El kol oynatışından söylenmeyen sözlerden
Korkuyorum hızlı ve yavaş zamandan
Korkuyorum senden.
Sana büyük bir sır söyleyeceğim
Kapat kapıları
Ölmek daha kolaydır sevmekten
Bundandır işte benim yaşamaya katlanmam
Sevgilim.
| |
Aragon | |
Hiç kimsenin ilgisine ihtiyaç duymadığın gün olgunlaşırsın,
Hiç kimseden beklentiye girmediğin gün yara almazsın,
Ve hiç kimseye bağımlı kalmazsan kazanırsın.
İnsan kendisini sessizce kaybeder.Kaybettiği başka her şeyi fark ederkendini kaybettiğini anlayamaz..
Bugun böyle. Uyumadim sabaha kadar ve iliklerime kadar yorgunum.
Söyleyecek çok seyim var ama dermanim yok.
Ben yine susmayi seçiyorum.
Biriken seyler olmadık anda patlar ve bu hic iyi olmaz bunu da biliyorum.
Bile bile susuyorum.
Bekliyorum.
Eyvallah ve pekilerden yol yapiyorum.
Herkes birbirini bitirir.
Özellikle aynı yere, aynı eve, aynı barakaya konmuş zorunlulukların bir arada tuttuğu insanlar. Karşılıklı bir tüketme, bir tür yok etme işlemidir bu.
Ölümcül bir dezenfeksiyon.
Şaşacak bir şey yok.
Yüzme bilmeden suya atılmış insanlar birbirlerini boğarlar.